[Şık ve Asi Görünümlü Jang Hyunseung]
TS: Dergileri sıklıkla takip ettiğini söylemiştin?
HS: Evet ama şu sıralar aktivitelerle yoğun olduğumuz için pek okuyamıyorum. Okumaktan çok tarz incelemesi yapmak için göz atıyorum.
TS: Bugünki kıyafetinin tarzı nedir?
HS: Bu bayanların hoşlandığı bir tarz değil mi? Düzgün bir üniversite öğrencisi hissi veriyor? Bu tarzı çoğu kişi beğeniyor. Son zamanlarda deriye ilgi duyuyorum. Son moda dalgasına baktığınızda hep deri ceket, deri pantolon, deri şapka vs görürsünüz. Bu yüzden son zamanlarda ben de deriyi daha çok kullanmaya başladım.
TS: Geçenlerde bir programda 1.lik aldığınızda konfetileri yüzüne yapıştırarak gözyaşı yaptın. Gerçekten orjinal bir fikirdi tarz sahibi olduğunu bir kez daha gösterdin.
HS: Bu benim orjinal karakterim değil, sadece o an içimden gelen bir şeydi. Böyle şeylerin tadını diğer üyeler çıkarır, ben hep sessiz takılırım.
TS: Bu sessizliğin yanlış anlaşılmıyor mu?
HS: Ah~ Bu doğru. Sürekli moralimin bozuk olup olmadığı soruyorlar. Sanırım bu da benimle konuşabilmek için bir yöntem. (gülüşmeler)
TS: Çok içten birisin. Grupla birlikle promosyon yapmak nasıl hissettiriyor?
HS: Troublemaker promosyonlarından farklı, az da olsa farklı bir his. Solo aktiviteler bir şekilde tamamlanıyor fakat grup aktiviteleri kendi grubunla olduğun için daha ilgi çekici. Açıkçası ben üyelerin solo promosyon yapmasının çok önemli olduğunu düşünen biriyim. 6 kişinin güçlerini birleştirmesi gerektiğinde bir araya gelip grubumuzun cazibesini gösteriyoruz, daha sonra herkes kendine özgü çekiciliğini ortaya koyuyor. Böylece toplumun dikkatini üzerimize çekiyoruz. 6 üye de farklı bir tarzda yıldız olsa çok güzel olurdu. Bir araya geldiğimizde daha havalı bir görüntü çizerdik.
TS: Bu belki çıkışınızdan bu yana geliştirdiğin bir imaj, belki de doğuştan sahip olduğun bir şey; Jang Hyunseung sürekli seksi olarak sembolize edilen bir idol. Neler düşünüyorsun?
HS: Bence bu iyi bir şey. Sahnedeyken seksi ya da karizmatik, parmakla gösterilen bir iş yapmak gerekir. Açıkçası eskiden beni görseydiniz seksi denebilecek hiçbr şey bulamazdınız fakat bu tarzı kullanmaya alıştım. (gülüşmeler)
TS: Şu sıralar kullandığın platinyum sarısı saçın da çok göz alıcı, aldığın tepkiler de güzel oldu.
HS: Kırmızı tonlarını da çok sevmiştim. Klasik renklerden çok göze çarpan renkleri tercih ediyorum.
TS: Psikoloji testlerinde süslü ve sıradışı şeylerden hoşlanan insanların iç dünyasında dışarı vurmak isteyip vuramadıkları şeyler olduğu belirtilir.
HS: Ben bir yıldızım ve toplumun gözü önünde biriyim. Bunun açıklaması çok basit, bir yıldız basit ve sade olmamalı.
TS: Anlıyorum, o zaman psikologları bir yana bırakıp fanlarının da çok merak ettiği aşk konularına girelim.
HS: Hahahaha. İstediğiniz kadar kurcalayabilirsiniz öyle bir sorunum yok
TS: Tıpkı şarkınızdaki gibi, ilişkinde gölge gibi misindir?
HS: Gölge gibi olmak birçok anlamı kapsayabilir. İki kişi birbirini sevdiği sürece gölge gibi olmak da güzel olur
TS: Sanırım pek kavgaya karışmadın?
HS: Sanırım öyle. Uzun süre sevilmek için çevrendekilerden değer görmelisin. Aşk, çevrendeki diğer insanları ihmal etmene sebep olur üstelik sonsuza kadar pürüzsüz ilerlemez. Sevdiğin kişi için en azından bir kere kavga etmek iyi olabilir.
TS: Eylül ayındaki Busan konseriniz hakkında neler düşünüyorsun?
HS: Seul'deki kadar güzel bir konser olmasını hedefliyorum. Her zaman elimden gelenin en iyisini ortaya koyuyorum. Şöyle böyle hazırlıklarımız devam etmekte.
TS: Üyelerin 'Beğen' butonu olsaydı hangi üyeyi beğenirdin ve neden?
HS: Yoseob. Son zamanlarda gerçekten limitlerini zorladı ve çok çalıştı. Açıkçası son zamanlarda yaptığı tek iş tatlı olmak. Hahaha hergün aynı olsaydı, idare eder biri olurdu fakat bu çalışkanlığı ve değişme arzusu çok iyi. Ben de öyle olabilmek isterdim.
--------------------------------------------------------
[Üst Sınıf Yang Yoseob]
TS: Son zamanlarda BEAST'in yetenekleri kadar görüntüsü de çok iltifat alıyor. Yang Yoseob'da da büyük bir gelişme var.
YS: Bunun sebebinin verdiğim kilolar değil hobi olarak boksa başlamamın olduğunu düşünüyorum. Bunu olumlu karşıladıkları için fanlarıma teşekkür ederim. Eski görüntümü düşündüğümde, bir daha o zamanlara dönemk istemiyorum.
TS: Kısa bir süre önce Beautiful Show'da ağlayan bir erkek gördük. Sık sık fanlarının önünde ağlar mısın?
YS: Bu çok utanç verici. Normal günlerde ağlayacak gibi olduğumda engellemem ağlarım ama sahnede genellikle ağlamam. Çünkü şarkı söylememiz gerekiyor, ağlarsam söyleyemem. Aslında gerçekten kendimi kontrol etmek istedim ama Hyunseung fanlara "Neden ağlayacak gibi duruyorsunuz?" dedi ve önceden belirlediğimizin dışında bir konuşma yaptı ben de engel olamayıp gözyaşlarına boğuldum. Sonuç olarak sonraki şarkıları düzgün söyleyemedim ve hakkımda birçok makale yazıldı.
TS: BEAST'in en hassas üyesi kim?
YS: Dongwoon. Dongwoon'a baktığımda bunu çok hissediyorum. Hisleri konusunda çok içten, ağabeylerine kendini çok iyi ifade ediyor ve duygularını içinde saklamıyor. Dışardan bu kadar belli oluyor mu bilmiyorum ama bir ağabeyi olarak ben çok hissediyorum.
TS: Birçok makalede hayalinin dünya yıldızı olmak olduğu yazıldı. Bu isteğin hala geçerli mi?
YS: Ah şu mevzu, pek düşünmeden söylediğim bir şeydi. Bu hayalime yavaş yavaş yürüyeceğim böylesi daha iyi hissettiriyor. İnanması güç ama dileklerim hep yerine geliyor. Bana sürekli hayalimi, amaçlarımı soruyorlar. ""Müzik programlarında 1.lik almak istiyorum" dedim gerçek oldu, "Solo konser vermek istiyorum" dedim gerçek oldu, "Dünya turu yapmak istiyorum" dedim gerçek oldu. Gerçekten inanılmaz, tüm bunlar için çok minnettarım. Ayrıca sarfettiğim sözler konusunda dikkatli olmam gerektiğini farkettim.
TS: Bugün burada da hayallerinden bahsetmelisin.
YS: Dünya starı olmak istediğim doğru. Biz henüz dünya starı değiliz. Daha gitmemiz gereken çok ülke var, tanışacağımız çok fanımız var. Yıllarca tecrübemizi biriktirdikten sonra bu mümkün, öyle değil mi?
TS: Aşktan konuşmadan seni bırakamayız öyle değil mi? İlişkinde birlikte zaman geçirmeye mi önem verirsin yoksa bireysel vakit geçirmeye?
YS: İlişki yaşamayalı çok uzun zaman oldu bu yüzden zihnim bu konuda bulanık. Sanırım ben her zaman partnerimin yanında olup varlığımı hissettirmeyen biriyim. İlişkide bireysellikte önemlidir fakat aşırıya kaçıldığında çiftler birbirine ihmal edebiliyor. Sürekli yanında olmasa bile sürekli yanındaymış hissi en güzeli.
TS: Aşk ve arkadaşlık arasında bir seçim yapmak zorunda kalsaydın?
YS: Aşık olursam değişir miyim bilmiyorum ama şu an benim için arkadaşlık daha önemli hahaha. BEAST ile tanıştıktan sonra çok değiştim. Duygularım alt üst oldu. Ne zaman zorlansam yanımda elimi tutan kişiler BEAST oldu, bu gerçekten büyük bir lütuf. Ayrıca aşkta atmosfere göre hareket etmek gerekir öyle değil mi? Sevdiğin kişi karşısında hoş görünmek istersn ve güçsüz yönlerini saklarsın ama üyelerin yanında buna gerek duymam. Arkadaşlar sonsuza kadar yanında rahat edebileceğin kişiler.
TS: Resmi sorumuz; üyelerden birinin 'Beğen' butonu olsa hangi üyeyi beğenirdin ve neden?
YS: Junhyung. Tüm albümü Junhyung besteledi ve muhtemelen çok zordu. Biz şarkıyı beğenecek miyiz diye endişelendi, fakat aynı zamanda çok havalı bir iş yaptığı için çok neşeliydi. Hiç stres yaşamasaydı daha iyi olurdu.
TS: Junhyung bu işin bir ekip çalışması olduğunu söyledi.
YS: Öyle mi? Junhyung hep böyle yapıyor. Yaptığı şarkıyı araba da açıyor, beğenirsek o şarkıyla çalışıyoruz. Junhyung'ın kalbi çok hassastır. Nefret içeren yorumları kaldıramaz, yönetmenlik yaparken bile hatalı bir durum olduğunda sert tepki veremez, insanların kalbini kıramaz. Şarkı bestelerken denizin üstünde süzülen biri gibi huzurlu oluyor. Bir dahaki albümde mutlaka ona yardım teklifinde bulunacağım. Bu albümün kayıt aşamalarında da yardımcı olmaya çalışmıştım, umarım işe yaramıştır.
--------------------------------------------------------------
[Parlak Güneş Lee Kikwang]
TS: Kikwang ile 2. kere görüşüyorum. Daha önce Hot Brothers kapak çekiminde de seti ziyaret etmiştim.
GK: Ah, o günler yani çıkış yaptığımız zamanlardı. Hiçbir şey bilmeyen bir bebektim. Çevremdeki her şey yeni ve cıvıl cıvıldı. Şimdi üzerinden çok zaman geçti ve boyum uzadı (gülüşmeler) Zaman uçarcasına geçiyor, ben de büyümüşümdür umarım.
TS: O gün yönetmenden övgüler almıştın. Çok çalıştın, her şeyden önemlisi hiçbir şeyin cesaretini kırmasına izin vermedin. "Çok çalıştın." ve "İyi iş çıkardın" arasından hangi övgü sana daha çok moral verir?
GK: İkisi bir arada olsa çok güzel olurdu ama ikisini bir arada duymak çok zor. İlerde çok çalışmış olmak daha çok işime yarayacak. Başarılı biri olup kibir yüzünden yeterince çalışmamaktansa sonuna kadar çalışıp başarılı olmaya çalışmak daha iyi bir seçenek.
TS: Şu sıralar müzik programlarında 1.'likler alıyorsunuz öyle değil mi? Tebrikler. Açıkçası sizin 1.'lik almazsanız incinecek idoller olduğunuzu düşünüyordum.
GK: Hayatın boyunca sürekli 1. olamazsın. Eğer bir kazanan varsa kaybeden de olmak zorunda. Lütfen ilerideki yıllarda da bize başarımızın sonsuza kadar devam edemeyeceğini, elimizdeki ile yetinmesini bilmemiz gerektiğini sık sık hatırlatın. Hatırlatın ki hep çok başarılı kalacağımızı düşünme gafletinde bulunmayıp kibar çocuklar olalım.
TS: O zaman BEAST için zirve neresi?
GK: Daha çok fazla tırmanılacak basamak var. Daha yürünecek çok yol var.
TS: Böyle başarıya hevesli insanlar görmek çok güzel. Karakterin ve tarzın çok uyumlu görünüyor.Özellikle kırmızı saçın, bu renk tutku ve gayretin simgesidir öyle değil mi?
GK: Sessiz kalmak ve aynı yere kapanıp kalmaktan çok hayatı yaşamayı severim. Canlı ve parlak bir karakterim var.
TS: Aşıkken nasıl biri olursun? Sürekli kız arkadaşının yanında olmak isteyen birisi misin, yoksa birbirinizin bireysel vakit geçirmesine saygı duyar mısın?
GK: Yarı yarıya. Kız arkadaşımın kendi fikirleri olur, benim kendi fikirlerim olur. Bir olay karşısında ikimizin de benzer düşünmesi gerektiğini düşünenlerden değilim ben. Asıl ilişki farklılıklara rağmen birbirine uyum sağlayabilmektir öyle değil mi? Bir fikri çok sabit benimsersen zamanla çok sıkılırsın ve bunun sonucunda ayrılık gelir. Her konuda ılımlı olmak en iyisi
TS: Hayalinin Ronaldo gibi biri olmak olduğunu söylemiştin.?
GK: Futbolu gerçekten çok seviyorum. Egzersiz yapmayı çok seviyorum. Şarkıcı olmasaydım muhtemelen sporcu olurdum. Ronaldo ya da Messi onlar her işte çok yetenekli insanlar. Kulağa çok bayatlamış bir laf gibi gelebilir ama ben de her işte yeteneği olan bir insan olmak istiyorum. Artık idoller oyunculuk yapıyor, müzikallere, showlara vs. katılıyor. Aynı anda birçok alanda aktifler, işte ben de böyle birçok alanda iyi olmak istiyorum.
TS: O zaman hangi yönlerini güçlendirmen gerekiyor?
GK: Her yönümü. Şarkı söyleme, dansetme, dış görünüş, oyunculuk, show yeteneği vb... Şu sıralar beste yapmayı öğreniyorum.Yaptığım besteleri bir gün fanlarıma da dinletme fırsatım olacak mı merak ediyorum.
TS: Çıkışınızın 5. yılındasınız. Bugünk çekimin konseptinde olduğu gibi rahat ve soğukkanlı olduğunuz bir yıl, fakat aynı zamanda bu bir zehre dönüşebilir. 5. yılın idol gruplarına uğursuzluk getirdiği inancı var. Kikwang bu konuda neler düşünüyor?
GK: Bence aşırıya kaçılmadığı sürece soğukkanlılığa ve boş zaman ihtiyaç var. İnsanlar dinlemeye de ihtiyacı olan varlıklar. Bu yıl biraz dinleneceğimizi, iç huzuru bulacağımızı, sahnede daha oturaklı bir grup olacağımızı ve daha etkileyici olacağımızı düşünüyorum.
TS: Peki dinlenemediğiniz bu günler?
GK: Şimdi iş zamanı. Promosyon yapmadığınız süreçte vokal dersleri aldım, beste yapmayı öğrendim ve egzersiz yaptım. Benim için dinlenmek budur.
TS: 'Beğen' tuşu olsa hangi üyeyi beğenirdin?
GK: Dujun. Onun içini hala anlayamıyorum. Dujun iyi bir liderde olması gereken özelliklere sahip biri değil, o iyi bir lider olarak doğmuş. İnsanlarla nasıl konuşması gerektiğini ve nasıl ikna edileceğini bilen biri. Gerçekten iyi bir çocuk.
TS: Söylemek istediğin başka bir şey var mı?
GK: Bence bu kadarı yeterli
-----------------------------------------------
[Müzik Canavarı Yong Junhyung]
TS: Bugün Monstar dizisinin son bölümü yayınlanacak ama sen izleyemeyeceksin. Ne yapsak ki?
JH: Daha sonra izlerim hahaha.
TS: İlk dizin olmasına rağmen büyük bir hit haline geldi. Ben de severek izledim, öpüşme sahnesi gündemi epey meşgul etti.
JH: Ah, öpüşme sahnesi... Daha ilk dizimden öpüşme sahnesi çektim. (gülüşmeler) Yönetmenlerle bu konuda çok kafa yorduk bu yüzden sıkıntı yaşamadan o sahneyi çekmeyi başardık. Tabi ki çekim hataları oldu. Yüzlerimiz birbirine yaklaştıkça soğuk terler akıttım.
TS: Bir izleyici açısıyla yorumlayacak olursak Min Seyi ile arandaki taze aşk çok eğlenceliydi. Peki gerçek hayatta ideal tipin nasıldır?
JH: Elimden geldiğince kız arkadaşımla birlikte olmaya çalışan biriyim fakat tabi ki bu diğer işleri boşlamak anlamında değil. İlişkim varsa daha hassas biri olurum. Yapılması gereken her şeyi yapan biri olduğumu düşünüyorum.
TS: İş ve aşk arasındaki dengeyi iyi kuruyorsun gibi görünüyor.
JH: Denge kurmaya çalışıyorum ama bende bir insanım, tek yöne ağırlık verdiğim zamanlar olabiliyor. Açıkçası dengeyi iyi kurduğumu söylersem yalan söylemiş olacağım.
TS: Tabi ki insanlık hali. Her şeyi bırakıp aşkını yaşamak istediğin zamanlar olmuş olmalı
JH: Evet tabi ki hahaha
TS: Son birkaç aydır çekimler, albüm hazırlığı, promosyonlar derken çok yoğunsun. Kendine ayıracak vaktin oldu ki?
JH: Olmadı. Geçen şu 3 ay çıkış yaptığımdan beri geçirdiğim en yoğun 3 aydı. Çekimler bitince stüdyoya gidiyordum, çalıştıktan sonra eve gidiyor, duş alıyor ve yeniden çekime gidiyordum. Bu yerler arasında mekik dokurken araba uyuyabilirsem uyuyordum ve bu vücudumu çok zorladı. Özellikle son ay tam bir kriz halindeydim. İki işi de batıracağım diye çok endişeliydim fakat çok şükür ikisi de başarıyla sona erdi.
TS: Tüm yoğunluğuna rağmen tam bir albüm besteledin. Bu süreçte bestekarlığın acı veren bir yönü oldu mu?
JH: Nasıl olmaz? Bazen beynim duruyor, 1 ay boyunca tek bir kelime yazamadığım oldu. Bu süreçte çok eğlendim. İyi bir yöntem mi bilmiyorum ama ilhamsız kaldığım dönemlerde dışarı çıkıyorum, yakın arkadaşlarımda buluşuyorum ve içiyorum. Bazen gerçekten her şeyi bırakıp eğlenmek gerekiyor. Sonraki günü dinlenerek geçiriyorum ve bunun ardından stüdyoya gittiğimde beynim yeni fikirlerle taşıyor. Bu inanılmaz. İnsan kendini boşaltmaya ihtiyaç duyuyor.
TS: Eylül'de Busan'da gerçekleşecek konseriniz için yaptığınız hazırlıklardan bahseder misin?
JH: Konseri Busan'da yapacak olmak bizim için çok anlamlı. Diğer şehirlerdeki fanlarımız bizim için Seul'e gelmek zorunda kalıyor ve bu kolay bir iş değil. Bu sefer çok güzel bir performans gerçekleştirmeye kararlıyız ve Busanlı fanlarımızla yakından iletişim kurmak istiyoruz. Busan insanı çok sıcakkanlı, konseri dört gözle bekliyorum.
TS: Beğen butonu olsaydı hangi üyeyi, neden beğenirdin?
JH: Dujun. Sürekli "Lider olarak yaptığım çok bir iş yok" dese de kesinlike doğru değil. Bunu gözlerinin kenarlarındaki çizgilerden anlayabilirsiniz. Bir problemi olduğunda neşeli bir karakteri olduğundan bunu dışarı yansıtmıyor ve içinde yaşıyor. Biz bir sorunu olduğunu farkettiğimizde ona güç vermek istiyoruz ama nasıl yapacağımızı bile bilmiyoruz.
TS: Şu sıralar BEAST'in en gündemde olan üyesi Junhyung
JH: Böyle düşündüğünüz için teşekkür ederim. Aslında 'gündemde olmak' lafı bana pek uymuyor. Gündemde olduğumu hissettiğim bir an bile olmadı henüz. Dizi bittikten sonra 1 hafta bile dinlemedim. Sanırım Ekim'de rahat bir nefes alıp sadece 1 haftalığına tatil yapabileceğim.
TS: Bu da gündemde olduğunun bir kanıtı değil mi?
JH: Bu albüme bağlı. eğer başarılı olursa gideceğim, olmazsa suçluluk duygusundan kurtulamayıp gidemeyeceğim.(gülüşmeler) Bu albümün yapım aşamasında her gece kabuslar gördüm. "Şarkı idare eder" gibi yorumlardan çok "Senin yüzünden şöyle oldu" tarzı laflar duymaktan çok korktum." Çünkü biliyorum ki böyle laflar duyarsam içimdeki beste motivasyonu yok olacak. Fakat ne mutlu insanlar şarkıları beğendiler ve bize destek oluyorlar. Böylece ben de bir sonraki albüm için şarkı yapabiliyorum.
-------------------------------------------------
[Bitmeyen Enerji Son Dong Woon]
TS: Uzun bir aradan sonra grubunla promosyon yapmak nasıl bir duygu?
DW: Yüzümdeki gülümsemeye engel olamıyorum. Yorucu olsa da bir arada olduğumuz sürece üstesinden gelebiliyoruz, tıpkı ilk çıkış yaptığımızdaki gibi. Bu çok eğlenceli. Aynı zamanda bizi seven fakat ancak 1 yıl sonra sahnede görebilen fanlarımızın bakışlarını gördükçe üzülüyorum.
TS: Neden bu kadar pozitif enerji yaydığını sanırım biliyorum. 6 haftalık bir mucize proje üzerinde çalıştığını duydum?
DW: Evet her hafta bir üyeye pozitif enerji veriyorum. Promosyonlar yüzünden günde sadece 1-2 saat uyuyabiliyoruz, ne kadar yorucu olduğunu anlatamam. Bu zorlu zamanda 1 kişi bile olsa bazen üyelere, bazen çalışanlara pozitif enerji vermeye çalışan biri sayesinde mutlu olunabilir. Pozitif düşünmeye başladığında yüzünün rengi değişir. Umarım pozitif enerjinin gücüyle 6 haftanın sonunda tüm üyeler daha mutlu olur.
TS: Geçenlerde bir basın konferansında üyeler seni kendini en çok geliştiren üye seçti. En çok gelişen yönünün ne olduğunu düşünüyorsun?
DW: Kendimi geliştirmem içim sahip olduğum en önemli fırsatın müzikal olduğunu düşünüyorum. Müzikal esnasında şarkı söylemede kendi patikamı buldum. Sahneden daha iyi pratik yapacak başka bir yer daha yok. Şarkı söylerken pek istikrarlı değildim ama artık ara sıra iyi söylediğim oluyor, ne zaman kötü söylesem tam da kamera beni çekiyor oluyor. (gülüşmeler)
TS: Sahne kendi yolunu bulduğunu söyledin peki ya gerçek hayatta kendine bir yol bulabildin mi?
DW: Hiç boş vaktim yok ama boş vakit oluşturmak için çabalıyorum. Sonuçta sabırsız davransam bile problemler bir şekilde çözülüyor. Sabırsız da olsam olgun da olsam dünya dönmeye devam ediyor. Sahip olduğum 24 saati en iyi şekilde kullanmaya çalışıyorum. Yakınıp değişen dünyaya darılmak faydasız.
TS: Peki yeterince boş zamanın olunca ne yaparsın?
DW: Piyano çalışırım. Pop olsun olmasın tarz ayrımı yapmıyorum. Beğendiğim şarkıların notalarını indirip boş vakit buldukça çalıyorum
TS: Çok yeteneklisin. Geçenlerde Happy Together programında gösterdiğin Namshin erişteleri de çok üreticiydi. Alışılmadık maceralardan hoşlanır mısın?
DW: Alışılmadık şeyleri sevmem ama güvenli şeylerden de pek hoşlanmam. Açıkça güvende olmayı seven biri bizim eğlence endüstrisine ayak uyduramaz. Ben kendimi hiç böyle düşünmem ama arkadaşlarım bana sık sık sıradışı olduğumu söylüyorlar.
TS: Üniversiteye gidiyorsun, promosyonlar yüzünden derslere pek katılamıyor olmalısın
DW: Bu konuda endişeliyim. Çok fazla yurtdışı aktivitemiz var fakat bir şekilde çaresini bulacağım. Pozitif enerjinin gücü olduğu sürece.
TS: Fanların senden değil de sadece okul arkadaşın Lee Jong Suk'dan imza almak istemesi ilginç bir hikayeydi.
DW: Evet üzücü bir durumdu...
TS: Hahaha eski programlarınızı izlediğimde senin çok yetenekli bir olduğunu anlamıştım. Şimdi görüyorum ki aynı zamanda çok esprili birisin. Peki kendini gerçekten Namshin olarak görüyor musun?
DW: Evet. Diğer üyelerin tipine bakınca siz de öyle düşünmüyor musunuz? Haklıyım değil mi? Hahahaha
TS: Yeteneğini gösterebilmen için daha çok fırsat olsa çok iyi olurdu.
DW: Daha çok fırsatım olursa değerlendireceğim. Olmazsa fırsatları ben bir araya getireceğim. Bu konuda sabırsızlanmıyorum. Diğerlerinden 2 yaş küçüğüm bu açıdan baktığımızda hala vaktim var. 30'lu veya 40'lu yaşlarda solo akviteler benim için önem kazanacak. Solo ve grup arasında seçim yapacak olursam herkesi en memnun edecek seçimi yaparım. İlerisi için çok hevesliyim.
TS: Beğen butonu olsa hangi üyeyi, neden beğenirdin?
DW: Dujunie hyung. O kendini alçakta tutup diğerlerine saygılı davranan birisi. Onun tavsiyelerini her zaman dinler ve uygulamaya çalışırım. Zor görevlerin üstesinden çok iyi geliyor. Tüm üyeler yorgunluktan bitkin düşse bile o bunu dışa vurmayıp işler halletmeye çalışıyor. Onun liderlik özelliklerini konuşacak olursak, yüzlerce, binlerce kelime onu anlatamaz.
-------------------------------------------------
[Sessiz ve Güçlü Yoon Dujun]
TS: Bugün de o efsane pozunu görebilecek miyiz?
DJ: Ah şu poz. O fotoğrafın çekildiği dönemde bir sitcomda rol alıyordum. Günde 10'dan fazla kıyafet değiştirmek zorunda kalınca sponsor fotoğraflarının hepsinde aynı pozu vermiş oldum
TS: Bunun sebebi utanıyor olman değil miydi?
DJ: Çok utanıyor olsaydım bunu dile getirmezdim bile. Utanmıyor da değilim.
TS: Bugünün konsepti rahatlık, hassas bir konu içeriyor. BEAST 5.yılında. Artık performanslarınız daha oturaklı ve havalı
DJ: Bunu duymak rahatlatıcı. Hala eskisi gibi gerginiz. Şarkıcı olarak önceliğimiz performanslarımız bu yüzden en çok buna dikkat ediyoruz.
TS: Tüm üyelerle performans sergilemek hakkında neler düşünüyorsun?
DJ: Performanslarımız en güzel 6'mız bir aradayken oluyor. Uzun bir aradan sonra biraz tuhaf hissetmiyor değiliz. Sürekli eski günlerimizi düşünüyorum. Çıkış günlerimizden bu yana çok şey değişti. Zihinsel olarak bu noktaya gelmemiz çok iyi, moralimi yerine getiriyor. Uzun bir süre, çok uzun bir süre BEAST ile birlikte çalışmak istiyorum.
TS: Normalde idol gruplar 3 ile 6 ay arasında yeni şarkılar yayınlar.
DJ: Biz de daha erken geri dönüş yapmak istiyorduk fakat takvim ayarlanamadı. Açıkçası eğlence endüstrisinde 1 yıl ara çok uzun bir boşluk. Kasıtlı bir gecikme değildi.
TS: Bir ilişkin varsa şarkınızdaki gibi gölge olup sürekli sevgilinin yanında mı olmaya seversin yoksa bireysel vakit geçirilmesine saygı duyar mısın?
DJ: Duruma göre değişir. Tüm erkekler böyle değil midir? Çapkın sapıklar hariç
TS: Hmm sen de biraz çapkın tipi var (gülüşmeler) Peki arkadaşlık mı aşk mı?
DJ: Sanırım arkadaşlığa daha yakın biriyim. Tabi ki çok uzun süre birlikte olan çiftler var, birine olan aşkını uzun süre sürdürebilmek çok güzel ama bence aşk gibi duygusal şeylerin son kullanma tarihi var. Duygular değişir, aşk da değişir. Dünyada aşkı için ateşler içinde yanan kaç kişi vardır ki? Bu yüzden ben daha kalıcı olan arkadaşlığı seçiyorum.
TS: O zaman aşkın raf ömrü ne kadar?
DJ: Değişir. Bana kalırsa bunu karşımdaki kişi belirler. Bir ömür boyu da sürebilir. En iyisi de bir ömür sürmesi olur sanırım.
TS: Şu an 20'li yaşların ortasındasın. 20'li yaşlar bitmeden mutlaka denemek istediğin şey nedir?
DJ: 20'lerim bitmeden işim için çok daha fazla çalışmak istiyorum. Zamanın bu kadar hızlı geçtiğini bilmiyordum. Ben gencim ama kayıt stüdyolarında gittiğimde görüyorum ki çevremde benden daha genç çok kişi var. Ben sadece benim, zaman akıyor.
TS: Beğen butonu olsaydı hangi üyeyi, neden beğenirdin?
DJ: Maknae Dongwoon. O çok kibar. Dongwoon olmasa üyeler arasında çok kavga çıkardı. Erkekler pek yumuşak tartışmaz öyle değil mi? Dongwoon gerilen ortamı çok iyi yumuşatıyor. Gerçekten pozitif bir arkadaş. 6 haftalık mucize proje mi öyle bir şey yapıyor çok eğlenceli.
İngilizce Çeviri: xiangie0105
Türkçe Çeviri: Bengi